Suça Sürüklenen Bulut
bu gecenin bir ismi olsa
onu sana vermezlerdi
aynısı çirkin bir yaprağın işte
yolunmuş, façalı
kırık bir oyuncak kadar işe yaramaz 
ağlayanların suratı gibi,
bakmak beleş kurbağalı pis bi suya
düşen ayın aksi
neyi anlatıyor yemyeşil bir bok çukurunda
götünü bulutlara yaymış o pis şişko mutlular
bu anı yaşamak için kaç günah yapmalılar?
ve her sessizliğin beni saldırganlaştırdığı bu ateş mantarlı ayaklarımdan beni sarmaya başlayınca
yanan her şeyi bir sigara gibi içmeye başlıyorum 
ayaklarımdan başlamak gerek.
sokakların bu politik duruşu midemi bulandırıyor yatay dikey dümdüz 
bana mutlu musmutlu bir an gerekiyor 
yerimden kalkıp bi şiir yazmalıyım
her şeye karşı çıkar gibi belinden
sol gözünün ağrısını bir çaputa bağlayalım 
belki saçlarını yese doymaz bu keneler
savaştan çıkar gibi ağır yorganım
yorgun bacaklarımda
konuştukça çözülmüyor bağım
sıkı sıkışıyor iki dilim dişimin arasına 
31 tane kalıyor bana bu soykırım 
konuştukça sımsıkı oluyor dilimin bağı 
911
bi an kurtaracakmış gibi 
beni alın.
bi yandan aleyhime işliyor her zamanki gibi kanım 
kanım zamanı sıkıştırıyor 
onu bi yüklüğe üçüz paçoz bebekler gibi 
koyuyor. ağlayana mama yok 
annenin memelerini bir çobana verdiler 
susun, ağlayana gözyaşı sudan ucuz, nasıl bedavaysa çobana inek kokusu 
ve para verirdim buna inanmaya
ayak sesleri, kucağına çöken hissizlik, 
kapı sesleri,
uyuyanlara kesilen bir ceza rüya, 
unutmanın elinden gelen her şey 
seni sürüklüyor yeni bir hatıraya
sen bu işten de kârlı çıkmazsın.





Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

@