Lal Hitay
PERMÜTASYON/KOMBİNASYON 
-7- 
EFSUNLU
“Varoluş, kendini saklayarak da olsa ortadan kaldırması gereken değil, kendi gerekçesini kendinde araması gereken bir mutlaklık olarak kendini olumluyor. İnsan, kendi gerçekliğine erişmek için varlığın müphemliğini gidermeye kalkışmamalı, aksine onu gerçekleştirmeyi kabul etmelidir. Ancak kendisine mesafeli durmaya razı olduğu ölçüde kendisine kavuşur.”(1) 

“Bir yalanın şimşeğinin sürdüğü bu an süresince kendime bir kaçış düşüncesi imal ediyorum, kanımın gösterdiği sahte bir iz üzerine atlıyorum. Zekamın gözlerini kapatıyorum ve kendimde ifade edilmemişi konuşturarak kendime terimlerini kavrayamadığım bir sistemin yanılmasını veriyorum. Fakat bu hata anından bana, bilinmeyenden gerçek bir şey çaldığım hissi kalıyor. Kendiliğinden büyülere inanıyorum. Kanımın beni sürüklediği yollarda bir gün bir gerçek keşfetmek mümkün.” (2) 
(3)

“Aşkla ilgili meseleler, yeni bir ev veya bir çocuk sahibi olmak gibi belirli arzular söz konusu ise bu büyü tavsiye edilir. Öncelikle bir karpuza (yoksa Ananas kullanılabilir) bir mumun yerleştirilebileceği kadar büyük bir delik açılır. Daha sonra karpuzun üzerine şerbet dökülür ve mısır ununa bulanır. Ardından koyu mavi bir mum deliğe yerleştirilir. Gün doğarken karpuz bir su kenarına (göl, nehir veya deniz) götürülür, kıyıya konur ve etrafına yedi adet madeni para dizilir; bu dizilim dolunayı temsil eder. Mum yakılır ve suya dönülerek, arzular Yemaya’ya iletilir. Tanrıçanın suları, dertleri ve endişeleri alıp götürür. Ancak ıstırabın akıtıldığı suda yıkanmak, tehlikeli olabilir. Bu durum pek çok kadının başına gelmiştir; bazen tanrıça, acısını paylaştığı kadını yanına alır ya da sularıyla onu yutar. Bu nedenle Yemaya ile kıyıda bağlantı kurmak ve onun pırıl pırıl yüzüne kıyıdan bakmak daha güvenlidir.” (4)

“…
Çocuklarım arasından
Uqsuralik son kızım
Bir tek senin için endişeleniyorum

Hem ayı hem kakımsın
Kızın bir karga
İkiniz beraber
Birkaç hayvan gücüne sahipsiniz
…
Güçlü kadınlar
Tüm tehlikelere
İlk maruz kalanlar” (5)
“… Ve kadınlar bir kamarada dinleniyorlar
nazil olmuş kitaplara yakarıyorlar
Ve dönüştürüyorlar gökyüzünü
Bir oyuncak bebeğe ya da giyotine”(6) 
“ ‘Olympia’nın aşkında kendimi yeniden keşfediyorum. Onun başka sığ insanlar gibi bayağı laf kalabalıklarından keyif almaması size tuhaf gelebilir. Az konuştuğu doğru; ama ağzından çıkan birkaç kelime aşkla dolu bir iç dünyanın kanıtı olan kutsal bir dilde.’ … ‘Kelimeler nedir ki? Sadece birer kelime! Onun eşsiz gözlerinin bir bakışı sıradan bir konuşmadan çok daha fazlasını ifade ediyor.’ … ‘Nathanael donakalmıştı; Olympia’nın balmumunu andıran ölü gibi soluk yüzünde göz değil yalnızca siyah boşluklar olduğunu açıkça görmüştü. O cansız bir bebekti.” (7) 
“Yalnız delilik kalıyor
İşte şimdi onu görüyorum evimin penceresinden
Uykusuz kalan taşlar arasında uykusuz
Büyücü bir kadının
Şu sözlerini dinleyen çocuk gibi:
Tarihini bir yüzükte taşıyan bir kadın var denizde
İşte o kadın sobanın ateşi söndüğünde gelecek
Ve gece onun hüzünleriyle eriyecek
Sobanın külünde…” (8) 
“Sakin, coşkulu, patlamadan dolu. Basit şekilde benim. Ve sen de sensin. Bu çok geniş bir şey ve sürecek.
	Sana yazdığım şey bir ‘bu’. Durmayacak: devam ediyor.
	Bana bak ve sev beni. Hayır: kendine bak ve sev kendini. Doğru olan bu.
	Sana yazdığım şey devam ediyor ve ben efsunluyum.” (9) 

(1) Müphemlik Ahlakı Üzerine/Simone De Beauvoir
(2) Ben Antonin Artaud/Antonin Artaud
(3) Solstice 1(Gün Dönümü 1) /Mara Cozzolino/ 2022
(4) Voodoo/Heike Owusu
(5) Taştan ve Kemikten/Berengere Cournut
(6) İşte Budur Benim Adım/Adonis 
(7) Sessizlik/John Biguenet
(8) İşte Budur Benim Adım/Adonis
(9) Yaşam Suyu/Clarice Lispector



Künye
*Adonis, İşte Budur Benim Adım, çev. Mehmet Hakkı Suçin, Everest, 2020. (İşte Budur Benim Adım şiirinden)
*Antonin Artaud, Ben Antonin Artaud, çev. Mehmet Bağış, haz. Süreyya Aylin Antmen, VeYayınevi, İstanbul, 2019.
*Bergenere Cournut, Taştan ve Kemikten, çev. Ekin Özlü Akseki, Can Yayınları, İstanbul, 2021. 
*Clarice Lispector, Yaşam Suyu, çev. Başak Bingöl Yüce, Monokl Yayınları, İstanbul, 2016. 
*Heike Owusu, Voodoo, çev. Çiğdem Canan Dikmen,Yurt Kitap-Yayın, Ankara, 2009.
*John Biguenet, Sessizlik, çev. Bihter Sabanoğlu, İthaki Yayınları, İstanbul, 2021. (yazarın kullandığı Hoffmann-Sandman alıntıları)
*Simone de Beauvoir, Müphemlik Ahlakı Üzerine, çev. Gülçin Kaya-Rocheman, Everest Yayınları, İstanbul, 2022.
*Görsel: Mara Cozzolino, Solistice 1, 2022. 
*Sevinç Çalhanoğlu, Her Yerde Seni Aradım, İstanbul Bienali-Şiir Hattı, İKSV, İstanbul, 2022.
@