Category : no:10
                                                          Ümit Erdem
florasan akşam


			gece bitiği
iki karalık işleyen bütün avizeler
kirlik unutan birbirine avlulanan
kilitleyip rahat olsun karyolaya
sürekli çamurumuz artıyor
paslanan zaman masada metalik duruyor
kağıtta yarım kalan imparatorluk 
uzaklık iki gövdenin küllüğünde kararlı 
ne yanda perde patlıyorsa o yanda ışıktan şişler çekiyor
ışığın kendinden kusuru yok
sönüm oda. kara kutu. gerneşip karar verdik.
			dil diş sessizleri	
yakalarımız yakın. boğazım terde telaş acemilik
soyunuyoruz maddi olanaklarımız unutuluyor orta ölçekte
karalı sırt. şimdi dik duruş sergilemeliyim. skolyozun canına
çelik ipte yutkuna dizili hayvanlar var
söz olmasını tercih ederdim bu anda
karalı sözlerden geyikler üremesini biliyor. biz bilmiyoruz.
			brüt ağırlık
penyeden merak. sayısız sekans var dakikalığın sonu bu. 
bütün tekstil burada ona italik sesi soruyorum.
ona dediğim kalabalık anlaşmalarla ilerliyor.
bedenim ortaya bırakılmış koli. batlar kesiliyor eller serbest
kopuyor birbirinden empatinin etleri. 
anne kucağında poşetle bırakılmış bedenim 
toplu çekilmeler var ellerinizde hafıza yok.
bantları kesilince devrilip battaniye figürüne tapıyor
sonra ölüleri poşetliyorlar anlık tarih oluşuyor. 
@