Paradokslar ve Oksimoronlar



Bu ┼čiirin dili epey sade bir d├╝zeyde
Bak seninle konu┼čuyor. D─▒┼čar─▒ bak─▒yorsun pencereden
Ya da k─▒p─▒rdan─▒yorsun. Ona sahipsin ama de─čilsin.
Onu ─▒skal─▒yorsun, o da seni. Birbirinizi ─▒skal─▒yorsunuz.

Bu ┼čiir ├╝zg├╝n ├ž├╝nk├╝ senin olmak istiyor ama yapam─▒yor.
Sade d├╝zey de ne? ┼×u kiÔÇŽ bu ve di─čer ┼čeyleri
Oyun i├žin bir sisteme sokmak. Oyun?
Diyorum ki, asl─▒nda evet, ama oyun bence

Daha derin d─▒┼čsal bir ┼čey, hayali bir g├Ârev ak─▒┼č─▒
T─▒pk─▒ bu uzun zarif A─čustos g├╝nlerinin uyu┼čmazl─▒─č─▒ gibi
Kan─▒ts─▒z. Ucu a├ž─▒k. Ve sen anlamadan ├Ânce
Kaybolur co┼čku ve tak─▒rt─▒s─▒nda daktilonun

Bir kez daha oynand─▒. Bence sen sadece
Beni kendi d├╝zeyine ├žekmek i├žin vars─▒n, sonra yoksun
Ya da farkl─▒ bir tav─▒r tak─▒nd─▒n. Ve ┼čiir
Beni yava┼č├ža yan─▒na b─▒rakt─▒. Bu ┼čiir sensin.


T├╝rk├žesi: Roman Karavadi











@